AÇLIK REJİMLERİ
İnsanoğlunun kilo almasını açıklayan sade bir denklem vardır. Bu
denkleme göre, alınan kalori miktarı harcanan kalori miktarından fazla
olduğunda, kilo alma olasılığımız artmaktadır. Demek ki, kilo almak
istemiyorsak, girdi ile çıktıyı dengelemeye çalışmalıyız. Ne kadar spor
yapıyorsak ve hareketliysek, harcanan kalori, yani çıktı, o denli
artar. Kalori girdisi ise yediklerimiz ve içtiklerimizle elde
edilmelidir. O halde, en mantıklı kalori girdisini en düşük düzeyde
tutmak değil midir? Frmhigh.Com - Açlık Rejimleri
Tanrı'ya şükür ki hayır. “Başarılı sonuç elde etmek özveri gerektirir;
dolayısıyla, ince olmak için bütün gün aç kalmak şarttır.” Diye
düşünenler büyük bir olasılıkla yanılıyorlar.
Bütün gün neredeyse hiçbir şey yemeyip, akşamları da sadece sebze,
meyve yiyerek rejim yaptıysanız, herhalde ilk ay çok kilo
vermişinizdir. Bu hızlı kilo verme dönemi ne yazık ki kısa bir süre
içerisinde sona erebilir.
Bu durumu, hızlı bir yokuşu koşarak indikten sonra uçsuz bucaksız bir
düzlüğe varmaya benzetebiliriz. Diyelim ki, düzlüğün sonunda yeni bir
yokuş inip, deniz kenarına ulaşacaksınız. Ancak düzlük yürü yürü
bitmez. İkinci yokuşa varmak için epey zorlanırsınız. Bu çabanızın
sonucunda stres, yorgunluk ve ümitsizlik baş göstermeye başlar veya tam
tersi, uğraşmaya değmez diye düşünüp geri dönebilirsiniz. Açlık
rejimini buna benzetebiliriz.
Bu tür rejimleri üzerinde incelemeler yapmış olan bir araştırmacının
varmış olduğu sonuca göre, ilk ay yüksek miktarda kilo verildiği halde,
rejime devam ettikçe kilo kaybı çok yavaşlar. Bu sonuç da rejimi
uygulamakta olan kişilerde stres, çaresizlik ve düş kırıklığı
yaratmaktadır. “Hiçbir şey yemediğim halde kilo veremiyorsam, başka
nasıl verebilirim ki” gibi düşünceler kişiyi yıpratmaya başlar. Bu tür
bir rejime uzun süre sadık kalınmışsa, rejim yapan kişinin, kilo vermiş
olmasına rağmen tombul, sarkık ve biçimsiz görünme olasılığı yüksektir.
Uzun vadeli ve spor eşliğinde yapılan bir rejimin sağladığı dış
görünüşü “açlık rejimi” ile kısa vadede elde etmek olanaklı değildir.”
Aslında, bu tür açlık rejimlerinin sağlık üzerindeki etkileri de hiç iç
açıcı değildir. Birçok doktor, uzun süre aç kalarak yaşamanın
zararlarına dikkat çekerek, bu tür rejim yapmak isteyen kişileri
uyarmışlardır. Bu konuda yapılan çalışmalara göre, açlık rejimleri
sırasında kalp atışları yavaşlamakta ve metabolizma altüst olmaktadır.
Bilinçsizce yapılan açlık rejimlerinde, kilo verilirken sadece yağ
değil, aynı zamanda kalp, böbrek, cilt ve kaslarda bulunan
proteinlerden de kaybedilmektedir. Kas gücü de azalmaktadır. Böylece
bünye tam bir kısırdöngü içine girmektedir. Sağlığın bozulması riski
yetmiyormuş gibi, yeterli enerji kalmadığından hareketler de
yavaşlayacağı için normalden daha az kalori yakılması söz konusudur.
Daha az kalori yakmak ise kilo kaybetmeyi zorlaştıran başlıca
etkenlerden birisi olduğuna göre, rejim, istenilenin tam tersi sonuç
vermiş olacaktır.
Doğru kilo verme nasıl olmalı?
Bu sorunun yanıtı dolaylı olarak beraberinde bir başka soruyu
getirmektedir: Kilo vermek istememizdeki amaç nedir? Yanıtınız “yaşam
boyu sağlıklı ve ince kalabilmek” ise, o zaman kilo vermenin en
mantıklı yolu insanı aç bırakan, günde 800 kaloriyi aşmayan, protein
rejimleri gibi tek bir besin grubunu yücelten veya muz ile süt
rejimleri gibi hafif rejimlerden uzak durmaktır. Çözüm, yaşam boyu az
miktarda yemek de değildir. Az yedikçe, vücut daha “ekonomik”
çalışarak, metabolizmasını en az düzeyde yaşama koşullarına uydurur.
Dolayısıyla, ne kadar az yemeye alışırsak, yeme gereksinmemizde o denli
azalır. Özetle, amaçlanan, metabolizmanın çalışma hızını ve yağ
hücrelerini depolayan enzimlerin düzenini alt üst etmeden kilo
vermektir.
Yaşam boyu ideal kiloda kalabilmek ve bu sayede kilolu olmanın yol
açtığı sağlık sorunlarını en aza indirmek için yeme alışkanlıklarının
gözden geçirilmesi gerekmektedir. Çoğu kişinin, kilolu almaya yol açan
pek çok alışkanlığı vardır. Bu söz konusu alışkanlıkların değişmesi
için, önce bunların tanımlanabilmesi gerekir. Daha sonra ise istek,
irade ve sabır, önkoşullar arasında sayılabilir.
Yazdır |
http://www.sedefim.net Alınmıştır..
|
Copyright © 2009 Sedefim.Net |
|
|
|