Ana Sayfa  Sohbet  Forum  mIRC Yukle  Resimler  Arama Videolar

Menü

   Ana Sayfa
 Ask ve Sevgi
 Bilmeceler
 Burçlar
 Cinsellik
 Dini Bölüm
 Diyet
 E-kartlar
 Erkekce
 Fikralar
 Gazeteler
 Gerekli Siteler
 Güzel Sözler
 Güzellik ve Cilt Bakimi
 Haberler
 Hayvanlar Alemi
 IRC Komutlari
 Kadinca
 mIRC Script
 MSN
 Oyunlar
 Resimler
 Rüya Tabirleri
 Sarki Sözleri
 Siirler
 Sms Mesajlari
 Videolar
 Yemek Tarifleri
  İletişim

 ŞİŞMANLIK SADECE YEMEKLE ALAKALI DEĞİL?

Okunma

49

Uzmanlar, hareketsizlik dışında şişmanlığa yol açan
Frmhigh.Com - şişmanlık sadece yemekle alakalı değil! faktörlere dikkat çekiyor. Çok fazla yemek ve az
hareket etmek kocaman bir göbek demekti. Ancak bu
bilgiyi küçücük çocukların bile bilmesine rağmen
değişen bir şey olmadı. Dünyada genel olarak
baktığımızda obezite azalmıyor tersine artıyor. Ancak
endokrinoloji uzmanları şişmanlığa sebep olan yeni
faktörler de keşfettiler. Bilimadamları ‘elbette ki
insanların yakabileceğinden daha fazla kalori edinmesi
her zamanki gibi en büyük problemimiz’ diyor ancak
işin içinde başka faktörlerin de olduğunu belirtiyorlar.
İşte şişmanlığa sebep olan gizli düşmanlar:


1. Uyku sorunları Yapılan araştırmalar, günde 12
saatten az uyuyan okul çağı çocuklarının, 12 saat ve
daha çok uyuyanlara göre 3.5 kat daha fazla obezite
riskine sahip olduklarını ortaya koyuyor. İşin en ilginci
anne-babanın obez olması, hareketsizlik, uzun saatler
TV seyretmek gibi faktörlerin hiçbir bu çocuklarda
uyku kadar etkili olmuyor! Bilimadamları bunu uyku
sırasında leptin hormonunun seviyesinin düşmesine
bağlıyor. Çünkü leptin vücutta metabolizmanın
hızlanmasına yardımcı oluyor ve açlık hissini önlüyor.
Bu süreç yetişkinlerde de aynı şekilde işlediği için gece
uykusuna özellikle dikkat etmeniz gerekiyor. Uyku
öncesinde yapacağınız ılık bir duş ve içeceğiniz bir
bardak sıcak süt sizi daha da rahatlatacak. Eğer kronik
bir uyku probleminiz varsa mutlaka bir doktora
danışmalısınız.


2. Genetik Miras

Gen araştırmaları şimdilerde şişmanlıkla ilgili
araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü
açlığın sorumlusunun bazı genler olduğu düşünülüyor.
Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor
ki vücut ağırlığının yüzde 70’ine kadar olan kısmını
genlerimize sadece yüzde 30’luk bir bölümünü ise
çevre faktörlerine borçluyuz. Bilimadamları şişmanlığa
yol açan gen sayısının 30-100 arasında olduğunu
söylüyor.

Hepsinin tek başına çok küçük bir etkileri var. Ancak
bir araya geldiklerinde tartının ibresini fırlatıveriyorlar.
Buna göre iştahı artıran genler, vücuda elma veya
armut formunu veren genler, metabolizmayı yöneten
genler belirlenmiş durumda. Yuvarlak genlere sahip
olanların maalesef yediklerine çok dikkat etmesi
gerekiyor. Her şeyden önce özellikle yaşamın belli
dönemlerinde özellikle dikkat etmeniz gerekiyor.
Örneğin hamilelik döneminde veya menopoza
girerken. Doktorlar gelecekte bu gen durumunu
dengeleyecek ilaçların çıkacağını söylüyor. Ama o
zamana dek yapılacak şey beslenme alışkanlıklarına
dikkat etmek.

3. Kullandığımız İlaçların Etkisi

Pek çok kadın bazı doğum kontrol ilaçlarının yarattığı
kilo problemlerinden haberdar. Aslında sadece doğum
kontrol ilaçları değil genel olarak pek çok ilaç fazla
kiloya sebep olabiliyor. O yüzden hastasına ilaç yazan
bir doktorun bu konuda hassas davranması gerekiyor.
Örneğin bazı depresyon ilaçları 3-4 kiloya kadar artışa
sebep olabiliyor. Tansiyon için kullanılan kimi ilaçlarsa
ekstra 2 kilo anlamına gelebiliyor. Diyabet ilaçlarının
3-4, insülin şırıngalarının ise uzun vadede 10-15 kiloya
kadar artışa sebep olduğu biliniyor. Bu yüzden özellikle
diyabet problemi olanların erkenden spor yapmaya
başlamaları tedavi sırasında gelebilecek kilolara karşı
koymaları açısından önemli. Eğer ilaç kullanımında kilo
alma gibi bir endişeniz varsa bunu mutlaka
doktorunuzla paylaşmalısınız. Belki de daha ince bir
alternatifiniz olabilir.

4. Klimalar

Üşüdüğümüzde veya terlediğimizde vücudumuz ısıyı
ayarlamak zorunda kalır ve bunun içinde enerjiye
ihtiyacı olur. Klimalar ise işte bu görevi üstlenirler.
Hayvanlar üzerinde yapılan bir deneyde sıcakta veya
soğukta kilo verdikleri gözlemlenmiş. Gün boyunca
sabit olarak ısıtılan veya klimayla soğutan mekanlarda
yaşıyoruz. Bu ısı ortalama 26 derece civarında. Ve tam
da bu ısıda ekstra hiçbir şey yakmak mümkün değil.
Bu yüzden vücudunuza rahat vermeyin ve onu zaman
zaman ısı değişimlerine maruz bırakın. Mesela
saunaya girin ardından buz gibi havuzda yüzün. Hatta
bazı geceler pencereler açık olarak uyumaktan
korkmayın. Bu sizin bağışıklık sisteminizi de harekete
geçirecek emin olun.



5. Evlenmek

Sadece kişisel tecrübeler değil bilimsel araştırmalar da
evliliğin yemek alışkanlıklarını hem kadın hem de
erkek açısından bilinçsizce değiştirdiğini ortaya
koyuyor. İngiltere Newcastle Üniversitesi
bilimadamları, yaptıkları çalışmalarda evlendikten
sonra erkeklerin daha sağlıklı beslendiklerini,
kadınlarınsa yemelerine çok fazla dikkat etmeyip kilo
aldıklarını ortaya çıkarmış. Uzmanlar bunun sebebini
kadınların daha fazla et ve büyük porsiyonlarda yemek
yemesine, evlilikle ilgili strese daha yatkın olmalarına
ve genel olarak sağlıksız beslenmelerine bağlıyor.

Peki bu konuda ne yapılabilir? Bilimadamları esprili bir
cevap veriyor ya bekar kalacaksınız ya da eski sabit
beslenme alışkanlığınızı devam ettireceksiniz.

6. Nikotin

Her geçen gün daha çok insanın sigaradan vazgeçmesi
sağlık açısından çok güzel bir şey. Ancak bunun
etkilerini sadece ciğerlerde ve deride değil maalesef
tartıda da görüyorsunuz. Amerika’daki Michigan
Üniversitesi bilimadamları sigarayı bıraktıktan sonra
sanıldığından da çok kilo alındığına dikkat çekiyor.
Diyelim sigara içerken 2-6 kilo fazlanız varsa sigarayı
bıraktıktan sonra bu fazlalık rahatlıkla 7-8 kiloyu
bulabiliyor. Çünkü nikotin iştahı kesiyor ve
metabolizma çalışmasını hızlandırıyor. Ancak kilo bile
alsanız yine de değer çünkü sağlığa nikotinden daha
fazla zarar veren bir şey yok.Uzmanlar sigarayı
bırakanların özellikle ilk 6 ay çok dikkat etmeleri
gerektiğini söylüyor. Kilo alımını önlemek, kilo
almaktan daha kolay. Önemli olan bunun bilincine
içtiğiniz son sigarada varmak ve buna göre bir bilanço
yapmak. Yani daha az yemek ve daha çok spor
yapmak.

7. Yaş

Araştırmalar, insanoğlunun 20 yaşının ortasına kadar
her ay 300 gram aldığını gösteriyor. Yaşlandıkça da
kas grubundan kaybediyoruz. Ancak bu kas grubu
önemli çünkü tek başlarına bile kalori yakmak için
onlara ihtiyacımız var. 25-30 yaşlarında kilo daha da
çok artıyor. Bu 40 yaşına kadar böyle gidiyor.
Menopoz döneminde östrojen azaldığı için ekstra
kilolar alınıyor. Bu yüzden yaşlandıkça kas
egzersizlerine önem vermelisiniz. Ayrıca protein
tüketimini de artırmalısınız. Çünkü kas gücünü
artırmak için proteine ihtiyacınız var.

8. Stres

Bütün bir gün etrafta koşuşturursak aslında kilo
vermemiz gerek değil mi? Ancak Amerika’daki
Chicago üniversitesi’nde yapılan bir araştırma bunun
aksini gösteriyor. Özellikle kadınlar stres zamanlarında
lüzumsuz bir şekilde kilo alıyorlar. Üstelik stres
faktörleri ne kadar artarsa o kadar çok kilo alıyorlar.
Çünkü stres sırasında kortizol denilen bir madde
salgılıyoruz. Bu da yağ hücrelerini harekete geçiriyor
ve enerjinin görevini yapmasını engelliyor.

Bu stres yükü haftalar boyu sürerse o zaman vücut,
yağ deposu rezervini artırıyor. Bu yüzden kendinize
zaman zaman mutlaka özel vakit ayırın. Stresinizin
üstesinden gelebilmek için birileriyle konuşmak ya da
düşüncelerinizi yazıya dökmek de iyi gelebilir. Boston
Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına
göre gerilimden en kolay kurtulmanın yolu onun
üzerine gitmek.


  Yorumlar

 

Copyright © 2009 Sedefim.Net